Duyuru

PARSEPİN 7/24 ÖDEME İMKANI İLE YETKİLİ SATICI OLARAK BİRÇOK OYUN VE UYGULAMADA SİZE EN HIZLI VE GÜVENLİ HİZMETİ VERMEKTEDİR. CANLI DESTEĞİMİZDEN 7/24 YARDIM VE BİLGİ ALABİLİRSİNİZ.

Oyunlar Bakiye Yükle Sepetim Siparişlerim Destek

Rise Online World Cash

Rise Online World 200 Cash
Stokta Mevcut
19,00 TL
Rise Online World 500 Cash
Stokta Mevcut
49,00 TL
Rise Online World 1100 Cash
Stokta Mevcut
99,90 TL
Rise Online World 2250 Cash
Stokta Mevcut
199,90 TL
Rise Online World 4800 Cash
Stokta Mevcut
399,90 TL
Rise Online World 12500 Cash
Stokta Mevcut
999,90 TL

Yaratılış

Marduk ortaya çıktığında yok olacaklarını anlamışlardı. Aarvad’dan önce, İsimsiz Yaratıcı’nın yarattığı, her biri ayrı güzellikte olan yedi farklı gezegende hüküm süren yarı tanrılar o kadar güçlendiler ki nereden geldiklerini unuttular. Küstah, kendini beğenmiş ve acımasızdılar. Zamandan bağımsız, ölümden uzak yaşadıkça artık sapkınlaştılar. İsimsiz yaratıcı onları kendi suretinden yarattığında cömert davrandı. Onlara güçler bahşetti ve oturup izledi. Yarattıklarının neler yapabileceğini görmek istedi ancak gördükleri onu mutlu etmedi. Yarı tanrılar aralarında savaştı ve kan döküldü. Yaratıcı, sadık yardımcısı yok edici Marduk’u görevlendirdi. Marduk büyük bir kuyruklu yıldıza dönüştü ve yedi ayrı gezegeni ve üzerinde yaşayan üstün varlıkları yok etti. Gezegenler yok olduğunda ortaya çıkan enerji çok büyüktü. İsimsiz Yaratıcı düşündü ve yeniden denemeye karar verdi.

Bu sefer ölüm ve yaşam olacaktı. Bu sefer acı olacaktı. Yaratıklar, eğer yaşamak istiyorlarsa, savaşacaklardı. Yaşamayı hak etmeliydiler. Yaratıcının emri ile Marduk içinde fırtınalar ve afetlerle, önceki dünyalara göre barınması çok daha zor olan Aarvad’ı yarattı. İçine ateş ve suyu, dağları ve gökyüzünü koydu. İsimsiz Yaratıcı ortaya çıkan yeni dünyadan mutlu oldu. Tek eksik ölüm ve yaşamdı. İsimsiz Yaratıcı gün boyunca Aarvad’da dolaştı. Günün getirdiklerine tanık oldu. Güneşi izledi, onun doğa üzerindeki etkilerine tanıklık etti. Ardından gözlerini kapadı ve Yaşamın ve güneşin Tanrısı, oğlu Arius’u yarattı. Gece olmuştu. İsimsiz Yaratıcı gece boyunca Aarvad’ı dolaştı. Bir ormanın içine girdi, dağları aştı ve bir mağara da gözlerini kapadı. Karanlığın ne olduğunu anladı ve rüyasında kızı Naru’yu gördü. Gözlerini açtığında karanlığın ve ölümün tanrıçası, yıldızlar kadar güzel Naru karşısında oturmaktaydı. İsimsiz Yaratıcı onlara gücünün bir kısmını bahşetti ve Aarvad’ı terk etti ve izlemeye başladı.

Yaşam ve Ölüm

Arius güneşin altında, denizin kenarında suda yüzen balıklar hayal etti ve hayali gerçek oldu. Arius gücünün yaratmak olduğunu anladı. Yaşam önce denizlerde başladı, ardından karaya çıktı. Tek hücreli hayvanlar, sürüngenler, ardından da memeliler ve insanlar ortaya çıktı. Yaşam ilkel bir şekilde olsa da hızla ilerlemekteydi. Naru ölen ilk bedenden çıkan ruha öteki alemin yolunu gösterdiğinde gücünün ölüm olduğunu anladı. Herhangi bir canlı bedenini terk ettiği zaman ortaya çıkan ruhların gözleri yaşama kapalıydı. Naru’nun aleminde, ışığın olmadığı bu yerde yollarını bulmaya çalışıyorlardı ancak bu imkansızdı. Kayıp ruhların çığlıkları Naru’yu hüzne boğdu ve ölümün tanrıçası karanlık mağarasında ağladı. Tanrıçanın göz yaşları katılaştı ve giderek büyüyen bir kristale dönüşmeye başladı. Kristal Naru’nun yerin kat kat altındaki mağarasının tavanını deldi ve yükselmeye devam etti. Yükselmesi durduğunda Narun Kristali sadece ruhların görebildiği, karanlık bir ışık yaymaya başladı. Bu ışığı gören ruhlar kristale doğru çekildiler ve Naru’yu yerin altındaki mağarasında ağlarken buldular. Onu teselli ettiler. Naru’yu teselli eden ruhlar dönüştü ve ruh toplayıcıları oldular.

Kendi çektikleri acıyı, ve bu acının tanrıçaları Naru’yu nasıl üzdüğünü bilen bu ruh toplayıcıları kendilerinden sonra gelen ruhların acı çekmemesini sağladılar. Onları kristalin ışığına, tanrıçalarına götürdüler.

Naru elindeki ruhlarla ne yapacağını bilmiyordu. Arius ile konuşmaya karar verdi. Güneşin Tanrısı ve Karanlığın Tanrıçası aralarında bir anlaşmaya vardılar. Ruhlar eğer Naru’nun önünde, tanrıça onları okurken yaptıklarının kefaretini ödeyebilirler ise Naru’nun mağarasından çıkıp Arius’un yanına gideceklerdi. Öyle de oldu. Naru bazı ruhların yeniden gündüzü görmesine izin verdi ve onları Arius’a yolladı ve böylece reenkarnasyon başlamış oldu.

Yeniden doğan ruhlar, yeni bedenlerinde yaşamaya devam ettikçe önceki yaşamlarında yaptıkları hataları hatırladı ve onları tekrarlamadılar. Bu sayede hızla geliştiler ve böyle insanların uygarlığı, görkemli Protean İmparatorluğu doğdu.

 

Protean ve reenkarnasyon

Protean, Aarvad dünyasında düzenin ve uyumun sembolü olan, yüzyıllardır ayakta duran bir imparatorluktur. Hemen hemen her yere yayılmış, hayatın döngüsüyle, yani yaşam ve ölümle muhteşem bir uyum içinde yaşayan, ileri mimarisi ve estetik anlayışı ile Proteanlıların her zaman gurur kaynağı olmuştur. Protean medeniyette gelinen son noktadır.

Proteanlıların bu kadar gelişmiş olmasının sırrı Arius ve Naru’nun yaptığı anlaşmada, yani iki tanrının iş birliği sayesinde ruhların başka bedenlerde yeniden doğup başka hayatlar yaşamasında gizlidir.

Bir Proteanlı fiziksel olarak ölümü tatsa bile ruhu asla tam anlamıyla yok olmaz. Spiritüel dünyaya geçebilmek için Narun Kristali’ni bulmak zorundadır. Naru’nun ruh toplayıcıları bu noktada devreye girerler ve yolunu kaybetmiş ruhları kristale doğru yönlendirirler. Ruh, ışık yayan kristali bulduktan sonra yeraltına iner ve Naru’nun öte alemdeki mağarasına açılan yarıktan geçer.

Ruh artık tanrıça ile yüzleşmeye hazırdır. Naru’nun günahlarıyla, sevaplarıyla ruhları kitap gibi okuyabilme yeteneği vardır. Naru, ruhun ikinci bir yaşamı hak etmediğine karar verirse ruh sonsuza Narun Kristali’ne hapsolur ve cezasını çekmeye başlar.

Eğer tanrıça ruhun günahlarının kefaretini ödeyebileceğine kanaat getirirse, ruh yeraltını terk eder ve Arius’un yanına, gökyüzüne çıkar. Ruh burada yaşam tanrısının katında yeni bedenini beklemeye başlar. Anua doğru anda, ruhu içine çeker ve beklemeye başlar. Doğumdan hemen önce okunan bir dua Arius’un doğru zamanı anlamasına yardımcı olur ve yaşam tanrısı doğru anda ruhu yeni bedenine üfler.

Ruh, yeni bedeninde yaş aldıkça önceki hayatını hatırlar. Eski tecrübeleri bir bir geri gelir. Bu bir nevi ölümsüzlük demektir aslında. Proteanlılar asla gerçekten yok olmazlar.

Aarvad adı verilen bu dünyada reenkarnasyon bilinen bir gerçektedir. Yaşam ve ölüm tanrısı birlikte çalışıp bunun olmasını sağlamaktadırlar. Protean halkının bu kadar gelişmiş olmasının sebebi bu gerçeğe uyum sağlamış olmasıdır.

Doğal olarak yeniden doğmanın bazı etkileri vardır. Bilgi artarak, gelişerek taşınır. Ölüm bir son değildir. Proteanlılar bir önceki hayatlarında edindikleri tecrübeleri çocukluktan sonra şiddeti artarak hatırlamaya başlar. Yatkın oldukları alanlar önceki hayatlarındaki tecrübe ettikleri şeylerdir aslında. Yirmilerine gelmiş bir Proteanlı önceki hayatlarını, tecrübelerini, acılarını, mutlu anlarını net bir şekilde hatırlamaktadır. İşte bu sayede, iyisiyle kötüsüyle bütün tecrübeler aktarılır, bilgi taşınır, imparatorluk sürekli gelişir. Öyle ya da böyle, Protean hep bir şekilde ileri gider.

Yorum bulunmuyor.

Güvenilir Alışveriş

SSL protokolü, güvenilir ödeme yöntemleri ile tam güvenli alışveriş.

7/24 Hızlı Teslimat

Teslimatlarımızın %90'ı hızlı, pratik şekilde gerçekleşir. Beklemeden hizmet!

100% Müşteri Memnuniyeti

Müşterilerimizin memnuniyeti, bizim için daima en ön planda olmuştur.

Tam Destek

Aklınıza takılan bir şey mi var? Müşteri destek ekibimiz yanınızda.

Şaşırtıcı İndirimler

Şaşıracağınız indirimli ürünler ile başka yerde bulamayacağınız teklifler...

Hediye Yağmuru

Devamlı düzenlenecek özel çekilişler ile siz de hediyenizi edinebilirsiniz.

-->